pestisitlerin haşere ilaçlarının zararları

PESTİSİTLERİN HAŞERE İLAÇLARININ ZARARLARI

Zararlı, haşere mücadelesinde vazgeçilmez durumda olan pestisitlerin (haşere ilaçlarının) bilinçsizce ve kontrolsüz bir şekilde kullanımları halinde, çok önemli sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır. Pestisitlerin haşere ilaçlarının zararları aşağıdaki makalemizde geniş olarak ele alınmıştır.

Pestisitlerden kaynaklanan başlıca sorunlar aşağıdadır.

  1. Zararlıların direnç kazanmaları
  2. Akut ve kronik zehirlilik
  3. Karsinojenik etki riski
  4. Mutajenik ve teratojenik etki riski
  5. Çevre ve besin kirlenmesi
  6. Zararlıların Direnç Kazanmaları

 

  1. Pestisitlere Direnç (Rezistans);

Zararlılarda kullanılan pestisitler ilk kullanımlarda işe yararken, sonraki dönemlerde o grup pestisitten etkilenmemeleri o pestisite direnç kazandığını gösterir. Dünya sağlık örgütü direnç konusunu “normal bir popülasyondaki canlıların çoğuna öldürdüğü tespit edilen zehirli bir maddenin belirli bir dozuna karşı, aynı türün diğer bir popülasyonundaki bireylerin tolerans kazanma yeteneğinin gelişmesi” olarak tanımlamıştır. Son 50 yıldır vektör kontrolünde büyük miktarlarda kullanılan pestisitlere karşı zararlılarda direnç oluştuğu artık net olarak bilinmektedir. Dünya sağlık örgütüne göre Halk sağlığı alanında kullanılan bir çok pestisite dirençli zararlı sayısı 1946’da 2 iken, 1980’de 150 ve 1990’da 198 olmuştur.

  1. Akut ve Kronik Zehirlilik

Pestisitler uygulanma şeklinin gereği olarak, belli bir hedef canlıya etkilidir. Uygulamada kullanılan pestisit doğruda çevreye, başka canlılara, insanlarda zehirlenme riski her zaman vardır. İdeal bir pestisit sadece belirlenen canlıyı hedef almaktadır. ideal olmayan pestisitler hedef canlılar dışında diğer canlılar içinde sakıncalı olabilecek kimyasal maddeler içerir. Pestisitlerin üretimi, dağıtımı, depolanması, uygulanması sırasında aynı ortamda olan insanlar, hayvanlar, tarımsal yararlı canlılar, arılar, ipek böcekleri ve balıklar zarar görebilir.

Pestisitler canlı vücuduna 3 şekilde girer.

* Deri yoluyla: En sık karşılaşılan durumdur. Deriden maruziyet sonucunda irkilti, ekzama, sistemik enfeksiyonlara kadar bozukluklar meydana gelebilir. Bu maruziyet şeklinde deri rengi, cinsiyet, sıcaklık, nem, bulaşık giysilerin uzun süre giyilmesi vb. faktörler önemlidir. Deriden maruziyet bu faktörlere bağlıdır, deri emilimi son ürün formülasyonların da daha azdır.

* Ağız-solunum yoluyla : Pestisitlerin açık alanda kullanımlarında özellikle ULV, sisleme, pülvarizasyon uygulamalarında pestisit vücuda solunum yoluyla girer. 1-3 mikron boyutlarındaki ilaç partikülleri akciğerde alveollerin emebileceği kadar düşük boyutludur.

Pestisitler içme suyu veya besinlerdeki kalıntıları, kazara, intihar veya kasıtlı olarak başkasını zehirlemek için kullanıldıklarında , ağız yoluyla vücuda girerler. Pestisitlerin özellikle organik fosforlu ve karbamat bileşikleri başta olmak üzere, uzun sürede merkezi ve çevresel sinirler üzerinde gecikmiş şekilde ortaya çıkan zehirli etkileri vardır. Bu etkiler arasında demiyelizasyona bağlı kas zayıflığı, felç vb. vardır. Bu bozukluklar akut etkileşimden 2-4 hafta sonra ortaya çıkmaktadır. Bu şekilde etkileyen başlıca pestisitler triklorfon, diklorvos, temefos, paratiyon, karbaril ve diğer karbamatlardır.

Zehirlenmeler dışında pestisitler, birçok kimyasal madde ve çevre kirleticisi gibi insan ve hayvanların cinsel aktivitelerini olumsuz şekilde etkilemektedir. Özellikle erkek üreme fonksiyonlarına zararlı etkileri vardır.

  1. Karsinojenik Etki Riski

Başta organik klorlu bileşikler olmak üzere, doza bağlı şekilde pestisitlerden bazılarının deney hayvanlarında, özellikle karaciğer ve tiroid bezinde olmak üzere, iyi ve kötü huylu tümörlerin oluşmasına yol açtıkları; bazı epidemiyolojik çalışmalarda da mesleki ve çevresel olarak pestisitlerden etkilenen kişilerde kanser riskinde artık olduğu bildirilmektedir.

ABD’de tarım işçileri, böcek kontrol operatörleri ve pestisit imalat işçilerinde yapılan çalışmalarda lösemi, karaciğer, testis, beyin, akciğer kanseri riskinde istatiksel olarak önemli bir artışın olduğu belirlenmiştir. İngiltere ve İsveç’te testis kanseri, yine İsveç’te karaciğer kanseri, İtalya’da beyin kanseri ve Almanya’da akciğer kanseri artışıyla ilgili değerler bulunur.

Pestisitler dışında, pestisit yapımında kullanılan yardımcı maddelerinde zararlı olabilecekleri belirlenmiştir. Özellikle pestisit formülasyonların da kullanılan benzen, kloroform, karbon tetraklorür, etilen diklorit gibi çözücülerin kanserojen oldukları kanıtlanmıştır.

Ülkemizde özellikle kötü tümör oluşumuna yol açtıkları kanıtlanmış olan pestisitlerin kullanımları yasaklanmıştır. Bunun yanında Sağlık Bakanlığının Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün kararıyla birçok pestisitin kullanımına sınırlandırmalar getirilmiştir.

Türkiye’de yasaklı olan pestisit (haşere aktifleri) listesi

  1. Mutajenik ve Teratojenik Etki

Bazı pestisitlerin mutajenik ve teratojenik etkileri vardır. ABD’de yapılan çalışmalarda tarım işçilerinin çocuklarında extremite eksikliği gibi bozuklukların yüksek olduğu belirlenmiştir. Elde yeterli bilgi bulunmamakla birlikte DDT ve türevlerinin, Malathion, diklorvos, paratiyon gibi organik fosforlular ve metil karbamatlar başta olmak üzere karbamat bileşiklerinin bir çoğunun bu tür etkileri vardır.

  1. Çevre ve Besin Kirlenmesi

Pestisitler, hedef canlılar ve insan dışında çevrede de olumsuz etkilere yol açabilirler. Çiftlik hayvanları veya sürüler dış parazitlere karşı uygulanan ilaçlara doğrudan veya ilaçlanmış sahalarda dolaşarak beslenmeleri sırasında dolaylı bulaşma sonucu pestisitlere maruz kalırlar. Ayrıca pestisitler doğada arılara, balıklara, kuşlara ve yaban hayvanlarına da zararlı olabilirler.

Türkiye’de 1963 yılında Danaburnu zararlısına karşı kullanılan HCB (Hexaklorobenzen) ile kepekli yem uygulaması sırasında ölen hayvanları yiyen pek çok saksağanın (Pica Pica) ölmesi; Güneydoğuda çekirge sürülerine karşı yapılan ilaçlı mücadele  sırasında ölen çekirgeleri yiyen Kelaynakların ölmesi bu konudaki çarpıcı örneklerdir.

Yiyeceklerdeki pestisit kalıntıları da önemli bir sorundur. Ülkemizde yiyecelerdeki pestisit kalıntılarının kabul edilebilir miktarlarını Sağlık Bakanlığı belirlemiştir.

Ayrıca pestisitler atıki sızıntı, sıçrama, dikkatsizlik sonucunda yer altı su kaynaklarına da ulaşabilmektedir ve çevre kirliliğine yol açmaktadır.

Pestisitlerin haşere ilaçlarının zararları ciddi sorunlara yol açabilecek kadar tehlikelidir. Bu yüzden haşere, zararlı uygulamalarında “Güvenli Pestisit Kullanımı” yazımızı okuyunuz. Mümkünse ilaçlama uygulamalarını profesyonel ekiplere veriniz.

Bir cevap yazın